Kadın Emeği: Ekonominin Görünmeyen Gücü

Kadın Emeği:  Ekonominin Görünmeyen Gücü

Kadın Emeği: Ekonominin Görünmeyen Gücü

Ekonomi kitapları açtığında ilk öğretilen şeylerden biri üretim faktörleridir: emek, sermaye, toprak ve doğal kaynaklar. (zaman içinde buna teknoloji ve bilgi de eklendi ancak üretim faktörleri akademik makalesi yazmıyoruz, burda kesiyorum.) Ama nedense kimse ütü masası, tencere, çamaşır sepeti ya da market fişini bu listeye eklemez. Oysa kadın emeği, yani ev işleri ve bakım yükü, aslında koca bir ekonomiyi sessizce döndürür. Problem şu ki; bu görünmeyen işlerin karşılığı bordrolarda, GSYH tablolarında ya da emeklilik primlerinde yok.

kadın emeği, görünmeyen emek, bakım ekonomisi, toplumsal cinsiyet, kadın hakları, ekonomi, işgücü, aile içi emek

Peki bu görünmeyen emek nereye yazılıyor? Cevap: Hiçbir yere..

Görünmeyen Fabrika: Evler

Her ev aslında dev bir üretim tesisidir. Sabah kahvaltısından akşam yemeğine, çamaşırdan çocuk ödevine kadar milyonlarca iş parçası döner. Bir kadın aynı gün içinde hem aşçı, hem öğretmen, hem temizlik görevlisi, hem de psikolog olur. Ama akşam olunca istatistikler ona tek bir etiket verir: “ekonomik olarak aktif değil.”
Bu mantığa göre çamaşır makinesinin başında saatler harcamak “iş” değildir ama aynı çamaşırı bir otelde yıkasan “istihdam” sayılır. Yani iş aynı iş, sabun aynı sabun, ama istatistikler annelerin deterjan kokusunu umursamaz.

Çocuk Bakımı: Ücretsiz Kreş Hizmeti

Bir annenin çocuğuna bakması sadece bir aile meselesi değil, aslında devletin ve piyasanın üzerinden alınan büyük bir yük. Çocuk büyütmek ücretsiz bir kreş hizmeti gibidir. Eğer bu bakım emeği ücretlendirilseydi, kamu bütçesi devasa bir açık verirdi.
Ama işin ironisi şu: Kadın evde çocuk bakınca işgücü piyasasına katılamıyor, aile gelirinden feragat ediyor. Yani ekonomi kısa vadede tasarruf ettiğini sanıyor, ama uzun vadede üretken iş gücünden mahrum kalıyor. Bu da büyüme hızını aşağı çekiyor.

“Ev Hanımı” Etiketi: İşsizliğin Maskesi

Türkiye’de milyonlarca kadının kimlik kartında meslek hanesine “ev hanımı” yazıyor. Ama bu aslında “işsiz” demek değil, “ücretsiz çalışan” demek.
Evde yapılan işler “ekonomi dışı” kabul ediliyor. Halbuki bir gün tüm kadınlar greve çıksa, hayat birkaç saat içinde durma noktasına gelir: marketlerde hazır yemek kuyrukları, ütüsüz gömlek krizi, okuldan alınmamış çocuklar… Muhtemelen ekonomi bakanlığı “acil durum” ilan ederdi.

Veriler Ne Diyor?

  • OECD’ye göre kadınların ev içi ücretsiz emeği, erkeklerden günde 2,5–3 saat daha fazla.
  • BM hesaplamalarına göre bu görünmeyen emek, bazı ülkelerde GSYH’nin %30’una eşdeğer.
  • Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı %35 civarında. Eğer evdeki bakım yükü azalsa, bu oran Avrupa seviyelerine yaklaşabilir.

Yani evin içinde dönen “küçük ekonomi”, aslında ülkenin büyük ekonomisini doğrudan etkiliyor.

Çözüm Önerileri 

  • Bakım emeğini görünür kılmak: TÜİK, en azından “çocuk peşinde koşma süresi” diye bir sütun açabilir.
  • Kreş ve bakım desteği: Aileler “çocuğu kreş sırasına yazdırdık, inşallah ilkokula başlayana kadar sıra gelir” cümlesinden kurtulacak yatırımlar yapılmalı
  • Esnek çalışma modelleri: Zoom toplantısında bebek ağlaması duymak bir utanç değil, yeni normal olmalı.
  • Toplumsal algı değişimi: “Ev hanımı” yerine “aile ekonomisti” demek belki daha gerçekçi olur.
  • Ebeveyn izni: Sadece annelere değil, babalara da uzun ve ücretli izin verilmeli. Sonuçta bebek yaparken eşitlik vardı, bakımda da olsun.

Sonuç: Dünyanın En Büyük Ücretsiz Şirketi

Kadınların görünmeyen emeği aslında dünyanın en büyük ücretsiz şirketi. Çalışanları çok, vardiyası sonsuz, tatil hakkı yok, emekliliği yok… Ama üretimi durursa ekonomi çöker.


Belki de artık mutfaktan gelen yemek kokusunu sadece “yemek” değil, “GSYH katkısı” olarak görmek gerekiyor. Çünkü kadınların emeği görünmez kaldıkça, büyüme rakamlarımız da hep eksik kalacak.

Ekonomi matematiğimiz evdeki kadının emeğini görünmez kıldıkça, büyümenin gerçek hikâyesini de eksik yazmaya devam edeceğiz.


Hayatın Kendisi Bu…

Son yazılarımdan ilk siz haberdar olabilirsiniz. Bir adım önde olmak ve hiçbir şeyi kaçırmamak için hemen abone olun!

Hayatın Kendisi Bu...

Son yazılarımdan ilk siz haberdar olabilirsiniz. Bir adım önde olmak ve hiçbir şeyi kaçırmamak için hemen abone olun!

Okumaya Devam Edin