


Hayatın Kendisi Bu…
Son yazılarımdan ilk siz haberdar olabilirsiniz. Bir adım önde olmak ve hiçbir şeyi kaçırmamak için hemen abone olun!
Tags
“Çocuksuz Hafta Sonu: Biz Yalnızız, Ne Yapıyoruz?” için 3 yanıt
-
süper bi hafta sonu olmuş kanımca
-
[…] dilaraustun 25 Kasım 2011 Pazar günü hava da güzel, çıkıp güzel bir yürüyüş yapmak lazım diye düşündük. Eşim her zaman yürüdüğümüz güzergaha değil de, sık sık gitmediğimiz, evimize nispeten uzak bir mesafeye “semtimizi tanıyalım” serisi gerçekleştirelim dedi. Pazar günleri “pazar” da kuruluyormuş. Mutfak alışverişimizi yapıp döneriz dedik. Biraz dolaşıp, pazara ulaştık. Çok severim semt pazarlarını…Marketten sebze meyve almaktansa, taze ve ucuz, renk renk, çeşit çeşit alışveriş yapmak hep çok keyifli gelmiştir. Sanırım cocukluğumdan gözüm büyüdüğüm verimli kasabanın bol ve lezzetli sebze meyvelerine alışmış, ondan.. Görmemişler gibi bir sürü şey alıp eve kadar zar zor taşıyarak geldik. (Aslında bu noktada da komik bir şey oldu, eve yaklaşmışken “terk edilmiş” bir market arabası bulduk ve arabanın etinden, sütünden ve yününden faydalandık.) Akşam Cem Yılmaz’a gidecektik, ancak karnımız açtı ve evde yemek yoktu. Çabucak bir şeyler hazırlamalıydık, hızlı hızlı yiyip çıkıp gitmeliydik. O sırada aklımıza haince fikirler geldi. Çocuklar yoktu ,istediğimizi yiyebilirdik. Süper sağlıklı yemekler yapmak zorunda değildik. Beslenme konusunda bugün model olmak zorunda değildik. Ve hemen işe koyulduk. Eşim pazardan aldığımız lahana ve havuçlarla bol mayonezli bir salata yaptı. Ben de bekar evlerinin vazgeçilmezi olan kalori bombası patatesli omlet.. Süperdi… Bütün kurtlarımızı dökmüş, hatta yemek konusunda bile kaçamak yapmıştık. Ertesi gün arkadaşıma hafta sonumun nasıl güzel geçtiğini anlatıyordum. Bana dedi ki: -Sakıncalı, zararlı şeyleri çocuklardan saklamak yerine, beraber kontrollü olarak denemelerini sağlamak daha doğru, aksi takdirde kontrolsüz olarak merak ederler ve ilerde seni çok üzecek sorunlarla karşılaşabilirsin.. Aslında kulağa mantıklı gibi geliyor .. Ama ben yine de ilerde çocuklarım beni Piyer Loti’de çay, Gökçeada’da Zeytinliköy’de dibek kahvesi, Moda Ali Usta’da dondurmalı salep ya da Vefa ‘da boza içerken hatırlasınlar istiyorum, rakı masasında kadeh tokuştururken değil.. Ya siz ? Çocuksuz Hafta Sonu: Biz Yalnızız, Ne Yapıyoruz? […]
-
[…] İçeriye girdik, üç kişilik bir yere oturduk. Çok keyifli bir şekilde yıkandık, detaya girmeye gerek yok, ancak kaplıcadan çok temel bir farkı olduğunu gördüm. Kaplıcada biliyosunuz su yeraltından sıcak olarak çıkıyor, dolayısıyla içerisi de bu ısı ile ısınıyor. Oysa Çinili Hamam odunla ısıtılıyor. Bu nedenle içerisi o kadar sıcak, o kadar sıcak ki, bir süre sonra fenalaştığınızı hissediyorsunuz. Kızım iki defa o kadar bunaldı ki, kendisini dışarıya soğukluk denen yere çıkıp biraz hava ve oksijen aldırdık. Sanırım bir daha denemeyi düşünmüyor. Biz üç kişi olduğumuzdan birbirimizi keseleme fırsatımız oldu. Ancak orada natır denen kadın tellaklar sayesinde kuvvetli bir şekilde hırpalana hırpalana keselenme opsiyonunuz var. Hatta ayrıca masaj da yaptırabiliyorsunuz. Tabii ki keselenme ve masaj ekstra ücrete tabi. İyice kazınıp temizlendikten sonra gözeneklerinizin iyice açıldığını ve vücudunuzun hava aldığını hissediyorsunuz. Çıkışta bir de soda veya Uludağ Gazoz patlatırsanız keyfinize diyecek olmuyor. Dışarıda saçlarınızı kurutabilmeniz için saç kurutma makinası da mevcut. Evde isterseniz her gün 2 defa duş alın. İçerinin nemi ve sıcaklığı sayesinde o güne kadar hiç temiz olmadığınız kadar temizlendiğinizi hissediyorsunuz. Biliyorsunuz doktorlar da keselenmenin sağlık için çok faydalı olduğunu öneriyorlar. Pazar sabahının o kadar erken saatinde gitmemize rağmen hamam doluydu. Ama asıl ilginç olan sabahın o saatinde Üsküdar gibi çok da turistik olmayan bir semtte bir halvet dolusu sarışın turistlerin olmasıydı. Ne yapacaklarını bilemeyerek etrafa şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Sanırım bu kadar şaşkın bakışların nedeni oldukça “özgür ” bir şekilde yıkanan yaşlı teyzeler olabilir diye düşünüyorum. Aranızda küçük oğullarını alıp da Çinili Hamam’ a gelmeyi düşünen biri varsa, kesinlikle yapmasın, çıplak bereket tanrıçası Kibele modundaki teyzeleri görerek oğullarının cinsel tercihlerinde onulmaz bir yara açabilirler. Ama ben gerçekten çok memnun kaldım. Hatta çıkışta biraz uzanıp keyif yapmadığıma pişmanım. Sonuç olarak ben, muhtemelen kuzenimi de yanıma alarak, ayda bir hamam organizasyonu yapmaya karar verdim. Siz de en azından bir defa deneyin derim, ne kasdettiğimi anlayacaksınız.. Çocuksuz Hafta Sonu: Biz Yalnızız, Ne Yapıyoruz? […]








Bir yanıt yazın