bilgisayarımın başına oturdum, aklımda ne yazacağımı kurgulamıştım, ama kızlara “
Sizce ne yazayım??” diye sordum.
harikasını yazsana, benim ödevim var, faydalanırım.” dedi.
Düşündüm, bugün “Dünyanın beni en mutlu eden harika anlarını” yazayım dedim. (Yazılarımı
alt ve üst kuşağım, yani çocuklarım ve
annem de okuduğundan, tüm yazılarımda olduğu gibi takdir edersiniz ki belirli
bir seviyeyi korumak durumundayım. Aklımıza yanlış yanlış şeyler getirmeyelim
lütfen..)
fazla olacak sanki ama, hadi bakalım, başlayalım. Buyrunuz:
an..(Bana ikisini birden aynı anda vermişlerdi, bir koluma birini, bir koluma diğerini
…Hangisinin yüzüne bakacağımı, hangisini inceleyeceğimi ve hangisini koklayacağımı
şaşırmıştım..)
sarılmak, kokusunu içine çekmek, öylece sarılıp uyumak.
evlenme teklifi alınan an..
daha sonra fırında pişen börek ve ocakta kaynayan çay kokusuyla uyanmak. Üstelik
kahvaltıyı eşimin ve çocuklarımın beraber hazırlaması.
olup üniversite sınavında arzu ettiğim bölümü ve okulu kazandığım an .
gününde dışarıda kar ya da yağmur yağarken, divana uzanıp üzerime battaniyeyi
çektiğim, kucağımda kedimin mırmır ettiği ve benim de onu ensesinden, boynundan
kaşıdığım an. (Uyumak isteyip istemememe göre kahve içilebilir ya da içilmeyebilir.)
arkadaşımla bir araya gelip kaynattığım
an.
tanımadığınız birinin yazdığınız bir yazıdan etkilenip size mail atması/yorum
yazması
tuvalete ulaşmak ve sonunda o huzur anı.
ama itiraf ediyorum, bazı insanlardan intikam almak.
doktora gittiğimde doktorun “ Durumunuz ağır , evde 3 gün istirahat etmeniz
gerek “ dediği an..(oh, resmi bir şekilde evde yatabiliyorsun.
bütün gün iftarı bekleyip , iftarda ilk çayı yudumladığım an.
yaz gelip de tatile çıktığımda, Datça’da Hayıtbükü’nü yeniden
görebildiğim ve denizine ayağımı
sokabildiğim an.
yemeği hazırlamak için yarım gün uğraşıp, sonunda masaya oturup “götürdüğüm” an..
anneme gittiğimde, annemin dizine yatıp, annemin arkamı kaşıdığı an.
yaştan yaşa değişir tabii ki.
hayattan keyif almak, anın tadını çıkarmaktır, gerisi teferruattır.
listenizi oluşturmaya ne dersiniz??








Bir yanıt yazın