Bir düşünün… Eğer erkekler regl olsaydı, dünya nasıl bir yer olurdu?
Korkmayın, sadece biraz daha dramatik, biraz daha reklam dolu, ama kesinlikle daha bilgilendirici olurdu!
“Abi Bugün Modumda Değilim” Haftası
Kadınlar genelde regl dönemini sessizce geçirir, işe gider, toplantıya katılır, hayatına devam eder.
Ama erkekler regl olsaydı?
Ofiste herkes “abi bugün modumda değilim ya, biraz adamıma alan tanıyın” derdi. Sosyal medyada yeni bir akım başlardı: #ErkekDöngüsüFarkındalığı
Düşünün… her gün yeni bir dünya savaşı çıkarırdık. Grip olduklarında bile şekilden şekile giriyor bu erkekler, bir de âdet mi? Yok valla dayanılmaz.
Regl Sponsorları: “Erkekler İçin Tasarlandı!”
Markalar hemen devreye girerdi:
- “Erkek dayanıklılığı için özel tasarlanmış ped!”
- “Sporcu erkekler için süper emici teknoloji!”
Ve tabii ki kutular gri, mavi ve siyah tonlarda olurdu — pembe, çok feminen tabii ki (!)
Duygusal Dalgalanmalar? “Testosteron Dengesizliği Abi”
Erkekler regl sancısından şikâyet etse, kimse “abartma” demezdi.
Bilimsel makaleler yağardı:
- “Regl sırasında erkeklerde kas ağrısı ve odak bozukluğu artıyor.”
- “Regl döneminde erkeklerin futbol performansı düşüyor.”
Ve belki de regl izni gerçekten yasalaşırdı!
Valla kızlar, kusura bakmayın ama mutlaka bir delikanlı bilim adamı çıkar, sizin gibi bu anatomik özelliğin acısını erkeklerden çıkarmak yerine çözüm bulurdu. Ve elbette bir hafta izinli olurlardı. Ortalık prensesten geçilmezdi. Regl tabusu? Hiçbir şekilde olmazdı!
Çikolata Krizi Evrensel Olurdu
Kadınlar regl döneminde tatlı ister ya — erkekler olsaydı bu bir “Milli Kriz” olurdu.
Market rafları boşalır, “abi bu ay hiç x marka çikolata bulamadım” diye çarşaf çarşaf haber yapılırdı.
Erkekler arasında gizli bir anlaşma olurdu:
“Sen bana o ünlü çikolata fındık kremasından ver, ben sana sıcak su torbası.”
Biraz Ciddi Tarafı
Şaka bir yana, regl (adet döngüsü) kadınların hormonal, duygusal ve fiziksel olarak ciddi değişim yaşadığı bir dönem.
Sancı, yorgunluk, ruh hali değişimleri tamamen biyolojik bir süreç.
Ama toplum bunu çoğu zaman “abartı” olarak görür.
Eğer erkekler regl olsaydı kesin:
- Daha çok araştırma yapılır,
- Regl izni yaygınlaşır,
- Herkes bu dönemi normalleştirirdi.
Yani kısaca: Regl tabu olmaz, “erkek işi” olurdu.
Sonuç: Kanayan Yürekler Kulübü
Amerikalı feminist Gloria Steinem’in 1980’li yıllarda yazdığı gibi: Bunu kadınlar değil erkekler yaşasaydı, âdet imrenilecek, gurur duyulan eril bir durum haline gelirdi. Erkekler, âdetlerinin uzunluğu ve akıntılarıyla övünür, erkek çocukları ilk âdetlerini dini kutlamalar ve eril törenlerle tarihe kaydederlerdi.
Meclis, aybaşı ağrılarıyla savaşmak için Ulusal Dismenore Enstitüsü kurar, devlet ücretsiz koruma ürünleri için kaynak sağlardı. Çok ilginç askerlik anıları yaşanır, Cem Yılmaz bunun da ekmeğini uzun süre yerdi.
Hayat da doğal olarak komik olurdu:
- Hayri Abi: “Hadi denize abi?”
- Selim: “Yok be, azıcık güneşlenip kitap okuyacağım…”
Düşünsenize, her erkek “regl sancısı modundayken” biraz güneşlenmek, biraz kitap okumak için izin alıyor… Dünya bir yandan kaos, bir yandan kahkaha kaynıyor olurdu.
Özetle: Regl tabusu kalkar, herkes konuşur, devlet bile destek olurdu. Ama İyi ki regl kadınlara ait; yoksa bu kadar normal olamazdı.







Bir yanıt yazın